bu vatan evladını üç beş it için mi doğurdu anası dağlara gönderirken sanır mısın içi sızlamadı hep dedi, vatan sağolsun bu vatan şehidiyle cennet olsun bastığın her yer şehit kanıyken nasıl yastığında...
içim acıdıkça ben de içime acırımdertlenecek ne var diyesonra umutları hatırlarımbirgün derimbirgün muhakkakben de senin kadar sevileceğimama asla senin yerine geçmeyeceğimkırılan kalbimin kırılan gururumunkırılan hayalleriminnedenini...
Yaşa bakmaz ölüm, Güzelinden ver bana. Balığın da güzelinden isterdim, Rakının da. Güzelinden yaşadım bu hayatın, Güzelinden isterim ölümün. Güzelini istedim kadının, erkeğin, Dostun ve hatta düşmanın. Güzelinden baktım hayata, Güzelinden bakmalıyım ölüme. Dost...
ah anne sen demiştin güvenme aldatırlar kızım üzerler kızım giderler kızım dinlemedim seni anne şimdi pişmanım bin yıl yaşamış gibi perişanım üzerimde bir yük kalkmak bilmez öyle ağır ki taşınmıyor bile anne seni de özledim bir yatsam dizine bir okşasan...
cennetin kokusunu öğretmedileramasen cennet kokuyorsunyaşanmamış tüm güzellikler cennette imişsen yaşanmamışlık güzelliğindesinasırların ötesindeuzay çağının ardındakoca bir nesil gibisinçınar ağacı torununsevginin en güzel yalın haliduygunun en karmaşık...
ekim soğuktudışarda bir güneşyalancıktankandırdı o da beniüşüyordumsoğuktuceketsiz düşmüştüm yollarane aradığımı bilsemo kaldırımdan yürürdümo köşeden dönerdimgecenin ayazına kalmadan bulurdum..oysa bir çift siyah göz aradımbir tek sıcak...
sevmeye geldim senigeri çevirmeyeceksin değil mi?ıslanmış gözlerimiüşümüş ellerimiözlemiş yreğimiboş bırakmayacaksın değil mi?sevmeye geldim seninasır tutmuş kalbini çözmeyebuz tutmuş ellerini ısıtmayasevmeyi unutmuş kalbine sevgi vermeyetüm varlığımla...
bekliyor insan yine debir bayram günü tebrik yazısınıbir yılbaşı kutlamasınıbir doğum günü mesajınıyaşlanmış olsa da bedenruh hep aynı kalıyoraynı seviyoraynı özlüyorbekliyor insan yine debir demet...
asırlar geçti sanki üzerimden özleminle hasret mi çektiğim alışkanlığın sıcaklığı mı bilemedim.. ellerini aradım karlı gecelerde ısınmadı.. bedenini bekledim yalnız yatağımda bir sarılmana muhtaç oldum ağlamaklı gözlerim hep üzgün yoruldum sensizlikte çırpınmaktan yüzümdeki çizgilerin herbiri senin titreyen...
nefret eder oldum en sevdiklerimden bile kuşlar uçsun istemiyorum denizin sesini istemiyorum parlak güneşli havayı istemiyorum seni de istemiyorum nefret eder oldum herşeyden en sevdiklerimden bile babamın mezarında sohbet istemiyorum annemin dizini istemiyorum mutlu...
hani gitmeyecektin sevecektin yarınlar bizimdi hayallarin varı benimle.. hani kalacaktın bir ömür can bedenden çıkmadan bırakmayacaktın hani öpecektin tek beni bir bedeni sevişecektin benimle sadece biz olacaktık hani sen yalan söylemezdin ihanet etmezdin başka bedende can aramazdın dokunamazdın.. .... ....
yine isyan bana düştü günahlar yasaklar suçlar ve ben biliyordum ki sana huzuru verecek ben değildim.. sen yaşamamışlılığının hamlığını sevememişliğinin çaresizliğini al.. ve git.. benim dünyam sana uymaz senin dünyan bana dar sen hatıralarını al.. ve git.. yollara düş denizlere dal gökyüzünde uç ama benden...
hanımellerini sen seviyorsun diye ektim bahçeye.. kokusunda kendinden geçişini tebessümlerinin kahkahaya dönüşmesini çocuklar gibi koşarak boynuma sarılışını öpünce utanarak yanaklarının pembeleşmesini hiç durmadan konuşmanı sevdim.. sana bakmayı seni düşünmeyi ağlamayı...
istanbul kokardı o yanık teninde ellerim dolaşırken sıcacık gülerdi içim ısınırdı.. sen derdin ya bana.. üzerler kızım diye niye dinlemedim seni anne.. gözlerini deniz bilip derinine dalarken sevdasının üzerine gölge düşürmemişken her bakışında tekrar...